İZOLASYON

Yapılan araştırmalarda, medyadaki şiddet görüntülerinin saldırganlık davranışını arttırdığı saptanmıştır. İlaveten, ekran önünde geçirilen sürenin, dikkat ve sosyalleşme sürecini olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir.

 

All rights reserved. All applications, articles,figures and photos belong to Ortadogu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnsaat Sanayi A.Ş. and are not used without giving reference.Ortadogu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş. set up the site to give information about health issues to the doctors and other users. The users are responsible when they use this information in diagnosis andtreatment. They will be deemed to have this notice when they access thesite.

 

a. Lokal uygulama: Mesanenin amfoterisin B solüsyonu ile yıkanması (amfoterisin B irrigasyonu), oral azol bileşiklerinin etkinliği gösterilmeden önce sık kullanılan bir tedavi yöntemi idi. Amfoterisin B (50 mg/L)’nin steril su içinde, 3 yollu bir mesane kateteri ile 40 mL/saat gidecek şekilde devamlı infüzyonu önerilmektedir. Beş-yedi günlük bir tedavi süresi yeterlidir. Bu uygulama mesane kateteri olan sistitli hastalara, flukonazole dirençli kandida suşları için önerilebilir. Tedaviye karşın kandidürinin devam etmesi, piyelonefrit veya dissemine kandidiazı göstermesi bakımından değerlidir.

 

4.6. “KULLANICI”lar, “SİTE” dâhilinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca haksız rekabete yol açacak faaliyetlerde bulunmayacağını, “Türkiye Klinikleri”nin ve üçüncü kişilerin şahsi ve ticari itibarı sarsacak, kişilik haklarına tecavüz ve taarruz edecek fiilleri gerçekleştirmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir.

 

Sismik izolasyon, yapının deprem dayanım kapasitesini artırmayı amaçlayan bir deprem dayanıklılık tasarımıdır. Sismik izolasyonun, geleneksel deprem tasarımından farkı, yapıya zeminden veya temelden transfer olan enerjinin kontrolüdür. Bu genelde üstyapı ile temel araşma yapının esas periyodunu büyülterek deprem hakim periyodundan uzaklaştıracak bir elastik katman koyarak mümkün olmaktadır. Bu çalışmada, yapılarda deprem sarsıntılarını kontrol altına alabilmek amacıyla kullanılan çeşitli pasif kontrol elemanları tanıtılmış ve bunlar hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. Genel olarak bu çalışmada kauçuk izolatörler, otomatik merkezileşen sismik izolatörler, viskoelastik söndürücüler ve histeretik sistemler incelenmiştir. Bu sistemlerin uygulamaları, avantaj ve dezavantajları üzerinde durulmuştur. Çalışmada örnek olarak, üç katlı bir bina çerçevesi seçilmiş ve bu çerçeve üzerinde sismik izolatörler ve enerji sönümleyici aygıtlar kullanılarak deprem davranış analizlerinin sonuçları karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Ayrıca, taban izolasyonu alanında yürürlükte olan herhangi bir yönetmeliğin bulunmaması sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri’nde yürürlükte olan 1997 UBC yönetmeliği kullanılmıştır. Bu analizler sonucunda, sismik izolatörlerin ve enerji sönümleyici aygıtların avantajları, kat yer değiştirmeleri, kolon eğilme momentleri ve bina doğal periyotları gibi birçok davranış parametresi karşılaştırılarak irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler : Sismik İzolasyon, Viskoelastik Söndürücüler, Sönüm Gereçleri, Taban İzolasyonu, Deprem Davranışı xii

 

5.2. İşbu “SİTE Kullanım Koşulları” dâhilinde “Türkiye Klinikleri” tarafından sarahaten yetki verilmediği hallerde “Türkiye Klinikleri”; “Türkiye Klinikleri” hizmetleri, “Türkiye Klinikleri” bilgileri, “Türkiye Klinikleri” telif haklarına tabi çalışmaları, “Türkiye Klinikleri” ticari markaları, “Türkiye Klinikleri” ticari görünümü veya bu SİTE vasıtasıyla sağladığı başkaca varlık ve bilgilere yönelik tüm haklarını saklı tutmaktadır.

 

4.5. “KULLANICI”lar, “SİTE” dâhilinde kendileri tarafından sağlanan bilgilerin ve içeriklerin doğru ve hukuka uygun olduğunu kabul ve taahhüt etmektedirler. “Türkiye Klinikleri”, “KULLANICI”lar tarafından “Türkiye Klinikleri”ne iletilen veya “SİTE” üzerinden kendileri tarafından yüklenen, değiştirilen ve sağlanan bilgilerin ve içeriklerin doğruluğunu araştırma; bu bilgi ve içeriklerin güvenli, doğru ve hukuka uygun olduğunu taahhüt ve garanti etmekle yükümlü ve sorumlu değildir.

 

Bu araştırmanın temel amacı anket verilerini kullanarak demografik, sosyoekonomik, sağlık ve mekânsal değişkenleri subjektif sosyal izolasyon üzerine relatif risklerini ve marjinal etkilerini ölçmektir. Subjektif sosyal izolasyon relatif risklerini ölçmek için bağımsız değişken kategorileri risklerinin oranları kullanılmıştır. Bu değişkenlerin subjektif sosyal izolasyon etkilerini ölçmek için de sıralı lojit model kullanılmıştır. Bu amaçla subjektif sosyal izolasyon üstünlük oranları, açıklayıcı değişkenlerin subjektif sosyal izolasyon üzerine marjinal etkileri ve subjektif sosyal izolasyonu açıklayan en önemli değişkenler bulunmuştur. Basit rassal örnekleme yöntemiyle yapılan sosyal ankete subjektif sosyal izolasyon derecesi ile birlikte bunların üzerinde risk oluşturabilecek olan faktörler de dahil edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre 1) Subjektif sosyal izolasyon için en yüksek riski kötü sağlık durumu teşkil etmektedir; 2) Mekân subjektif sosyal izolasyon üzerine en yüksek marjinal etkiye sahiptir; 3) Görüşme sıklığı arttıkça subjektif sosyal izolasyon riski azalmaktadır; 4) Yalnızlık ve depresyon, düşük subjektif sosyal izolasyon ile pozitif, yüksek subjective sosyal izolasyon ile negatif ilişkilidir.

 

b. Sistemik tedavi: Sistemik kandidiaz veya renal kandidiaz bulguları olan kandidürili hastalarda, flukonazol ile elde edilen başarılı tedavi sonuçlarından evvel sistemik amfoterisin B önerilmekte idi. Günümüzde flukonazole dirençli nonalbicans Candida türleri için tercih edilmektedir. Tek doz (15 mg veya 0.3-1 mg/kg) amfoterisin B ile idrarda 14 gün kadar yeterli ilaç düzeyi sağlanabildiğinden, kandida sistitinde tek doz kullanım önerilmektedir. Ancak piyelonefrit ve sistemik kandidiazda uzun süreli (2-6 hafta) tedavi yapılmalıdır. Daha az toksik lipozomal amfoterisin B ile kandidüri tedavisine ilişkin yeterli veri yoktur. Bu preparatların renal düzeyinin klasik amfoterisin B’ye göre daha düşük olması kuşku uyandırmaktadır. Renal yetmezliği olan 4 kişilik küçük bir hasta grubunda lipozomal amfoterisin B ile toplam 321-821 mg dozlarda, 7-17 gün süreli bir tedavi ile kandidürinin eradike edildiği bildirilmektedir. Hastalardan birinde kandidürinin tekrarladığı ve yeniden tedavi gerektiği belirtilmektedir.

 

Kandidüri, tanı ve tedavi konusunda pekçok yanlışın yapıldığı önemli bir sorundur. Hekimlerin çoğu, idrar kültürlerinde kandida üremesi durumunda, hemen antifungal tedaviye başlamaktadır. Antibiyotiklerin kesilmesi, kateter çıkarma veya değiştirme, risk faktörlerinin araştırılması ve tedavisi gibi uygulamalar yapılmamaktadır. İdrar kültüründe kandida üremesine klinisyenlerin yaklaşımını araştıran retrospektif bir çalışmada, invaziv bir hastalık araştırılmadan, tek bir kültür sonucu ile olguların %60.2’sinde antifungal tedaviye başlandığı saptanmıştır. Yoğun bakım hastalarında bu oran daha yüksek bulunmuştur (%76.6). Bu araştırma sonucunda hekimlerin kandidüri tanı ve tedavisi için geliştirilmiş rehberleri izlemediği görülmüştür.

 

4.3. The services provided and the context published within the “SITE” by third parties is not under the responsibility of “Turkiye Klinikleri”, institutions collaborated with “Turkiye Klinikleri”, “Turkiye Klinikleri” employee and directors, “Turkiye Klinikleri” authorized salespeople. Commitment to accuracy and legality of the published information, context, visual and auditory images provided by any third party are under the full responsibility of the third party. “Turkiye Klinikleri” does not promise and guarantee the safety, accuracy and legality of the services and context provided by a third party.

 

Öz: Bu çalışmada, kılcal pipet izolasyonu ile katı besin yerine ekim yöntem ile Seyhan Baraj Gölü’nden alınan örneklerde Scenedesmus sp., Coelastrurn sp., Phormidium sp. ve Gomphonema sp. türlerinin ayırımı gerçekleştirilmiştir. Fizyolojik ve biyokimyasal çalışmalar için gerekli olan aksenik (bakterisiz) kültürleri .elde etmek için beceri, deneyim ve sabır gerektirmektedir. Bu çalışmada katı besi yeri üzerinde mikroalg izolasyonunun uygulanması kolay, pratik ve kısa zamanda kesin sonuçların alınabileceği bir yöntem olduğu görüşüne varılmıştır.

 

Yasal uyarı:Bu sitede yayınlanan resim, yazı ve diğer uygulamaların her hakkı Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ‘ye aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu site hekimleri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteye girmekle bu şartları okumuş, anlamış ve kabul etmiş sayılırsınız.

 

5.1. The information accessed through this “SITE” or provided by the users legally and all the elements (including but not limited to design, text, image, html code and other codes) of the “SITE” (all of them will be called as studies tied to “Turkiye Klinikleri”s copyrights) belongs to “Turkiye Klinikleri”. Users do not have the right to resell, process, share, distribute, display or give someone permission to access or to use the “Turkiye Klinikleri” services, “Turkiye Klinikleri” information and the products under copyright protection by “Turkiye Klinikleri”. Within hereby “Terms of Use” unless explicitly permitted by “Turkiye Klinikleri” nobody can reproduce, process, distribute or produce or prepare any study from those under “Turkiye Klinikleri” copyright protection.

 

Öz Bu araştırmanın temel amacı anket verilerini kullanarak demografik, sosyoekonomik, sağlık ve mekânsal değişkenleri subjektif sosyal izolasyon üzerine relatif risklerini ve marjinal etkilerini ölçmektir. Subjektif sosyal izolasyon relatif risklerini ölçmek için bağımsız değişken kategorileri risklerinin oranları kullanılmıştır. Bu değişkenlerin subjektif sosyal izolasyon etkilerini ölçmek için de sıralı lojit model kullanılmıştır. Bu amaçla subjektif sosyal izolasyon üstünlük oranları, açıklayıcı değişkenlerin subjektif sosyal izolasyon üzerine marjinal etkileri ve subjektif sosyal izolasyonu açıklayan en önemli değişkenler bulunmuştur. Basit rassal örnekleme yöntemiyle yapılan sosyal ankete subjektif sosyal izolasyon derecesi ile birlikte bunların üzerinde risk oluşturabilecek olan faktörler de dahil edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre 1) Subjektif sosyal izolasyon için en yüksek riski kötü sağlık durumu teşkil etmektedir; 2) Mekân subjektif sosyal izolasyon üzerine en yüksek marjinal etkiye sahiptir; 3) Görüşme sıklığı arttıkça subjektif sosyal izolasyon riski azalmaktadır; 4) Yalnızlık ve depresyon, düşük subjektif sosyal izolasyon ile pozitif, yüksek subjective sosyal izolasyon ile negatif ilişkilidir.

 

→ Ortadoğu Reklam Tanıtım Yayıncılık Turizm Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.in yazılı izni olmadığı sürece sitede yer alan bilgiler; başka bir bilgisayara yüklenemez, değiştirilemez, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yeniden yayınlanamaz, postalanamaz, dağıtılamaz.

 

5.1. Bu “SİTE” dâhilinde erişilen veya hukuka uygun olarak kullanıcılar tarafından sağlanan bilgiler ve bu “SİTE”nin (sınırlı olmamak kaydıyla tasarım, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar) tüm elemanları (Hepsi birden “Türkiye Klinikleri”nin telif haklarına tabi çalışmaları olarak anılacaktır) “Türkiye Klinikleri”ne aittir. Kullanıcılar, “Türkiye Klinikleri” hizmetlerini, “Türkiye Klinikleri” bilgilerini ve “Türkiye Klinikleri”nin telif haklarına tabi çalışmalarını yeniden satmak, işlemek, paylaşmak, dağıtmak, sergilemek veya başkasının “Türkiye Klinikleri”nin hizmetlerine erişmesi veya kullanmasına izin vermek hakkına sahip değildirler. İşbu “SİTE Kullanım Koşulları” dâhilinde “Türkiye Klinikleri” tarafından sarahaten izin verilen durumlar haricinde “Türkiye Klinikleri”nin telif haklarına tabi çalışmalarını çoğaltamaz, işleyemez, dağıtamaz veya bunlardan türemiş çalışmalar yapamaz veya hazırlayamaz.

 

Çalışmamızda ESH alanların yarıdan fazlası az veya çok sosyal hayattan kopma (izolasyon) hissi duyduklarını belirtmişlerdir. Eve tam veya yarı bağımlı kişilerde sosyal sorunlar başka çalışmalar tarafından da araştırılmıştır.8,9 Sosyal izolasyon duygusunun oldukça yüksek oranda görülmesinin yanı sıra üzüntü, içine kapanıklık, endişe, öfke, çaresizlik, sürekli ağlama, özgüven kaybı, ümitsizlik, aile ve iş yaşantısına ilişkin rol kaybı, kendine yetememe/bağımlı olma endişesi, depresyon ve ölüm korkusu gibi olumsuz duygular sıklıkla bildirilmektedir.9 Ankara’da yapılan başka bir çalışmada ise hastalarda belirlenen psikososyal sorunlar arasında sosyal izolasyonun yer aldığı ve oldukça yüksek oranda (%78,9) olduğu görülmektedir.8

 

→ www.turkiyeklinikleri.com kullanıcılarının kimliklerine, adreslerine, hizmet sağlayıcılarına ve benzeri bilgilerine erişemez. Bu bilgileri kullanıcılar isterse formlar yoluyla siteye gönderebilirler. Ancak, www.turkiyeklinikleri.com donanım ve yazılım bilgilerinizi toplayabilir. Bu bilgiler arasında şunlar yer alır: IP adresiniz, tarayıcı türü, işletim sistemi, etki alan adı, erişim süreleri ve ilgili web adresleri. www.turkiyeklinikleri.com kullanıcılardan aldığı kişisel bilgileri (isminiz, elektronik posta adresiniz, ev ve iş adresiniz, telefon numaranız, vb.) üçüncü bir kuruma satamaz, kamuoyuna yayınlayamaz, site içinde tutamaz. Alınan bilgiler sitenin ziyaretçi profili, raporlama ve hizmetlerin tanıtımına kaynak olması için yönlendirici özellik taşır.

 

ABSTRACT Coronavirus disease-2019 (COVID-19) is the last international health crisis of 2019. This disease first appeared in Wuhan, China. The disease spread rapidly all over the world in a short time, causing millions of people to get sick and hundreds of thousands of people to die. It was declared as a pandemic by the World Health Organization (WHO). The cause of COVID-19 disease is severe acute respiratory syndrome-CoV-2 (SARS-CoV-2), which is defined as a new type of coronavirus. This disease has made history as the first pandemic caused by the coronavirus family. As part of combating this pandemic, researches on the SARS-CoV-2 virus have begun all over the world. This disease, which is full of unknowns, can progress asymptomatically and cause severe respiratory failures, multiple organ failures and deaths. The most common symptoms of the disease are fever, shortness of breath, and dry cough. Since there is no specific treatment and vaccine for COVID-19, empirical and supportive treatment approach is used. For the control of COVID-19 spread, it is important reducing contact between people, isolation of possible and precise cases, correct and effective use of personal protective equipment. In order to carry out this struggle effectively, pandemic hospitals have been established in our country. This article, which was created by using current data in the world and in our country. We discussed etiology, epidemiology, transmission routes, diagnostic criteria, clinical course and treatment approaches of the COVID-19 disease, isolation measures to be protected from the disease, personal protective equipment procedures and procedures to be followed in case of contamination with the SARS-CoV-2 virus to guide healthcare professionals.Keywords: COVID-19; SARS-CoV-2; pandemic; isolation

 

ÖZET Çalışma alanının izolasyonu, rezin esaslı kompozit restoratif materyallerin diş dokularına bağlanmasını ve retansiyonunu etkileyen önemli faktörden biridir. Diş eti oluğu sıvısı, kan, başlıktan gelen su ve özellikle tükürük, bağlanmanın kalitesini etkileyerek mikrosızıntıya yol açabilir. Bunun sonucunda restorasyonun kaybı, tekrarlayan çürükler, post-operatif hassasiyet ve renk değişikliği meydana gelebilir. Bu sebeple, restoratif uygulamalar esnasında çalışma alanının uygun şekilde izolasyonu sağlanmalı ve kontaminasyonu önlenmelidir. Bunun yanı sıra, kuru ve temiz çalışma alanı hekimin erişim ve görüşünün iyi olmasını sağlar, hekim/hekim yardımcısı ve hastayı enfeksiyöz hastalıklardan, ağız yumuşak dokularını ise olası yaralanmalardan korur. Bu makalede, restoratif işlemler sırasında izolasyonun önemi vurgulanmakta ve başvurulabilecek izolasyon yöntemleri anlatılmaktadır.Anahtar Kelimeler: İzolasyon; çalışma alanı; rubber dam; klinik başarı

 

ESH alan kişiler, mevcut yaşamlarına ait sosyal sorun olarak; hareket edemediklerini (yürüyememe), dışarıya çıkamadıklarını, hayatlarının sıkıntılı olduğunu ve kendilerini kısıtlanmış hissettiklerini belirtmektedirler.10-12 Literatür araştırmamız sırasında evde bakım alanlarda sosyal izolasyonun nedenlerine yönelik ayrıntılı bir çalışmaya rastlamadık. Gelecekte bu konunun daha ayrıntılı araştırılması gerektiği düşüncesindeyiz.

 

Günümüzde bütün çocukların sürekli medya ile iç içe olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Gelişimin henüz tamamlanmamış olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, elektronik medya ürünlerinin bilinçsiz bir şekilde kullanılması bazı problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle; çocuk ve ergenlerin, elektronik medya ürünleri ile etkileşimi daha önemli hale gelmektedir. Elektronik medya ürünleri ile istenilen iletişimi sağlayabilmek için, bu gözden geçirme çalışmasında, çocuk ve ergenlerde elektronik medya kullanımının etkisine değinilmiştir.

 

4.7. “Turkiye Klinikleri” reserves the right to change the services and the context within the “SITE” anytime. “Turkiye Klinikleri” may use this right without any notification and timelessly. “USER”s have to make the changes and/or corrections “Turkiye Klinikleri” required immediately. Any changes and/or corrections that are required by “Turkiye Klinikleri”, may be made by “Turkiye Klinikleri” when needed. Any harm, criminal and civil liability resulted or will result from changes and/or corrections required by “Turkiye Klinikleri” and were not made on time by the “USER”s belongs completely to the users.

 

Sistemik kandidiaz bulguları olan hastalarda ise üriner sistem semptomları olmasa bile uzun süreli antifungal tedavi uygulanmalıdır. Kandidüri tedavi endikasyonları Tablo 1, klinik değerlendirme ve tedavi akış şeması Şekil 1, antifungal tedavi seçimleri Tablo 2’de özetlenmiştir.

 

ABSTRACT There are many factors that affect adhesion and retention of resin based composite restorative materials one of which is isolation of the operation field. Moisture, such as gingival fluid, blood, handpiece water and, in particular saliva, may affect the quality of the bonding to tooth structures, leading to microleakage. As a result; loss of the restoration, recurrent caries, post-operative sensitivity and discoloration may occur. Therefore, proper isolation and prevention of contamination of the operation field should be ensured during restorative procedures. In addition, dry and clean operation site provides good access and visibility of the operator and protects the dental staff and the patients from infectious diseases, and oral soft tissues from potential injuries. In this review, the importance of isolation during restorative procedures is emphasized and isolation methods are described.Keywords: Isolation; operation field; rubber dam; clinical success

 

4.8. “SİTE” üzerinden, “Türkiye Klinikleri”nin kendi kontrolünde olmayan ve başkaca üçüncü kişilerin sahip olduğu ve işlettiği başka web sitelerine ve/veya “İÇERİK”lere ve/veya dosyalara link verebilir. Bu link’ler sadece referans kolaylığı nedeniyle sağlanmış olup ilgili web sitesini veya işleten kişiyi desteklemek amacıyla veya web sitesi veya içerdiği bilgilere yönelik herhangi bir türde bir beyan veya garanti niteliği taşımamaktadır. “SİTE” üzerindeki linkler vasıtasıyla erişilen web siteleri, dosyalar ve içerikler, bu linkler vasıtasıyla erişilen web sitelerinden sunulan hizmetler veya ürünler veya bunların içeriği hakkında “Türkiye Klinikleri”nin herhangi bir sorumluluğu yoktur.

 

Abstract:The study on the isolation of microalgae with the agar plate. In this study, The microalgae species of Scenedesmus sp., Coelastmm sp., Phomidium sp. and Gomphonema sp. isolated from the lake by the capillary pipette and streak plate methods. It is necessary to obtain axeriic (bacteria-free) cultures for many physiological and biochemical purposes, but their preparation depend on dexerity, experience and patience. It was concluded that the agar plates method is practical, applicable and concluded in short periods.

 

ÖZET Koronavirüs hastalığı-2019 , 2019 yılının son uluslararası sağlık acil durumudur. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan bu hastalık, kısa zaman içerisinde tüm dünyada hızlıca yayılım özelliği göstererek milyonlarca insanın hasta olmasına, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak ilan edilen COVID-19’un etkeni, yeni tip bir CoV olarak tanımlanan, şiddetli akut solunum sendromu-CoV-2 virüsüdür. COVID-19, CoV ailesinin sebep olduğu ilk pandemi olarak tarihe geçmiştir. COVID-19 pandemisi ile mücadele için dünyanın her yerinde SARS-CoV-2 virüsü ile ilgili araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Henüz tam olarak bilinmeyen bu hastalık, asemptomatik seyredebileceği gibi ağır solum yolu yetersizliğine, çoklu organ yetersizliklerine ve ölüme sebep olabilmektedir. Hastalığın görülen en yaygın semptomları ateş, nefes darlığı ve kuru öksürüktür. COVID19’un spesifik tedavisi ve aşısı olmadığından dolayı ampirik ve destekleyici tedavi yaklaşımı uygulanmaktadır. COVID-19 yayılımının kontrolü için, kişiler arası temasın azaltılması, olası ve kesin vakaların izolasyonu, kişisel koruyucu ekipmanların doğru ve etkin kullanılması büyük öneme sahiptir. Bu mücadelenin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için ülkemizde pandemi hastaneleri kurulmuştur. Dünyadaki ve ülkemizdeki güncel veriler kullanılarak oluşturulan bu çalışma ile COVID-19 pandemisinin etiyolojisi, epidemiyolojisi, bulaşma yolları, hastalığının tanı kriterleri, klinik seyri ve tedavi yaklaşımları, hastalıktan korunmak için alınması gereken izolasyon tedbirleri, kişisel koruyucu ekipman prosedürleri ve SARS-CoV-2 virüsü ile kontaminasyon durumunda takip edilmesi gereken prosedürler tartışılarak, sağlık çalışanlarına rehberlik etmesi amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: COVID-19; SARS-CoV-2; pandemi; izolasyon

 

4.6. “USER”s agree and undertake that they will not perform any action leading to unfair competition, weakening the personal and commercial credit of “Turkiye Klinikleri” and a third party, encroaching and attacking on personal rights within the “SITE” in accordance with the Turkish Commercial Code Law.

 

4.8. “Turkiye Klinikleri” may give links through the “SITE” to other websites and/or “CONTEXT”s and/or folders that are outside of their control and owned and run by third parties. These links are provided for ease of reference only and do not hold qualification for support the respective web SITE or the admin or declaration or guarantee for the information inside. “Turkiye Klinikleri” does not hold any responsibility over the web-sites connected through the links on the “SITE”, folders and context, the services or products on the websites provided through these links or their context.

 

Flukonazol, C. albicans suşlarına düşük MIC düzeylerinde etkili olması, yüksek oral biyoyararlanımı (> %80), yüksek idrar konsantrasyonları ve az toksik olması nedeniyle kandidüri tedavisinde ideal bir ilaçtır. Yaşlı hastalarda yapılan bir çalışmada, flukonazolle %73 eradikasyon elde edilmiştir. Aynı çalışmada, amfoterisin B ile mesane irrigasyonu ile kandidüri %96 elimine edilmiştir. Ancak bu çalışmanın en önemli sonucu flukonazolle tedavi edilen grupta mortalite oranının anlamlı olarak daha düşük bulunmasıdır (flukonazolle %22, amfoterisin B irrigasyonu ile %41). Bu da sistemik flukonazol tedavisini destekleyen bir sonuçtur. Flukonazol tedavisinde en önemli sorun özellikle C. albicans dışındaki türlerde görülebilen direnç (C. krusei’de doğal direnç, C. glabrata’da kazanılmış direnç)’tir. C. tropicalis gibi diğer türlerde flukonazole artan MIC düzeyi saptanmaktadır.

 

Tam Metin Giriş Ülkemizde evde sağlık ve bakım hizmetleri 2000’li yıllardan itibaren hızlı bir gelişme içindedir. Bu konuda ülkemizde ve dünyada değişen nüfus demografisiyle birlikte artan yaşlı nüfusun ve bu nüfusun sağlık ve sosyal alandaki ihtiyaçlarının önemli bir yeri vardır.1 Evde sağlık ve bakım hizmetleri; gerek tanı ve tedavi sonrası bakım sürecinde, gerek kronik bir hastalığın izleminde, gerekse herhangi bir sağlık problemi olmaksızın koruyucu sağlık ve tetkik hizmetlerinin verilmesi süreçlerinde, ihtiyaç sahiplerine kendi ortamlarında sağlık ve bakımı hizmetlerinin verilmesi olarak tanımlanmaktadır.2 Birçok meslek grubu evde sağlık ve bakım hizmetlerinde yer almaktadır. Yaşlılık döneminde kronik hastalıklarla birlikte işlev kayıplarının yaşanması sağlığı her yönüyle olumsuz etkilemektedir. Yaşlı nüfusta en sık görülen kronik hastalıklar; kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, inme, diabetes mellitus, kanser, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kasiskelet sistemi hastalıkları, demans ve depresyon gibi bilişsel ve ruhsal sağlık sorunlarıdır.3 Bununla birlikte fiziksel, psikolojik ve sosyal işlev kayıpları hızlanmakta ve günlük yaşamda bağımlılık düzeyi artmaktadır.4-6 Sağlık kuruluşlarında, yaşlı bireyin hastalıklarının tedavisi ve yönetimi gerçekleştirildikten sonra evde sağlık ve bakım hizmetlerinin devam etmesi, sağlığın korunması ve geliştirilmesi için büyük önem taşır. Bu nedenle günlük işlevlerini yerine getirmek için yardıma ihtiyacı olan yaşlı bireyin desteklenmesini amaçlayan bakım hizmetleri, temel olarak bu bireylerin yaşam kalitelerini korumayı ve yükseltmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle evde sağlık ve bakım hizmeti alan kişilerin yaşadıkları sorunları sadece tıbbi açıdan değil sosyal açıdan da incelemek gerekir. Bu doğrultuda, çalışmamızda, evde sağlık ve bakım hizmeti alan kişilerin yaşadıkları sosyal sorunları ve sosyal izolasyonu incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem Çalışma, kesitsel ve tanımlayıcı bir araştırma olarak tasarlandı. Gerekli kamu idari izinler ve etik kurul izni alındı. Aydın İli’nde Evde Sağlık Hizmeti (ESH) alan ve kayıtlı olan tüm kişilere ulaşılması hedeflendi. Toplam 451 kişi çalışmaya katılmayı kabul etti. Uygulanan anket formu ile demografik bilgiler, iletişim durumu, yaşadığı ortam, gününü nasıl geçirdiği, sosyal izolasyon hissi, özlediği ve halihazırda yapmayı istediği sosyal aktiviteler ve sosyal sorun olarak gördüğü durumlar soruldu. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. Tanımlayıcı analizler, yüzdeler, ortalama ve standart sapma olarak verildi. Bulgular Çalışma grubumuz 303’ü (%67,2) kadın, 148’i (%32,8) erkek olmak üzere toplam 451 kişiden oluşmaktaydı. Yaş ortalaması 70,5±20,4 yıldı. Diğer demografik özellikler Tablo 1’de verilmiştir. Çalışmaya katılanların, mevcut durumları nedeniyle sosyal hayattan kopma (sosyal izolasyon) duyguları sorulduğunda yaklaşık üçte ikisi az veya çok sosyal hayattan koptuklarını hissettiklerini belirtmişlerdir (Tablo 2). Çalışmaya katılanların çoğunluğu (s=357; %79,1) etrafıyla iletişim kurabiliyordu. Evde yaşadıkları ortam sorulduğunda 399 (%88,5) kişi, kendilerine ait veya paylaştıkları bir odalarının olduğunu, 52 (%11,5) kişi ise kendilerine ait bir odalarının olmadığını, ortak kullanılan alanda kaldıklarını belirtmişlerdir. Hastalar günlerini daha çok televizyon izleme, sohbet etme, uzanma, ibadet etme gibi faaliyetlerle geçirdiklerini belirtmişlerdir. Mevcut durumları nedeniyle yaşadıkları sosyal sorunlar sorulduğunda; dışarı çıkamama, kendini kısıtlanmış hissetme, içine kapanma en sık bildirilen sorunlardı. Sosyal sorun olarak bildirilen durumların ayrıntıları Tablo 3’te görülmektedir. Sosyal hayatta özlem duydukları etkinliklerin neler olduğu sorulduğunda ise açık hava etkinliklerini, arkadaşları ve akrabalarıyla yapılan etkinlikleri daha çok özlediklerini dile getirmişlerdir. Mevcut durumlarında yapmak istedikleri sosyal etkinliklerle ilgili soruya verilen yanıtta ise evde ziyaret edilmek, açık hava etkinlikleri, diğer hastalarla bir araya gelme isteğe öne çıkmaktadır. Tartışma Evde sağlık ve bakım hizmeti alan kişilerin yaşadıkları sosyal sorunları ortaya koymaya çalıştığımız bu çalışmamızın öne çıkan bulgusu sosyal izolasyon duygusunun oldukça yüksek oranda mevcut olduğu idi. Sosyal bir canlı olan insanın bu hakkından herhangi bir nedenle mahrum olması ruhsal ve fiziksel sağlığı da olumsuz etkilemektedir. Hareketsiz ve izole yaşam pek çok kronik hastalığın gelişmesi ve seyrinin kötüleşmesi ile ilişkilendirilmektedir. Ayrıca günlük yaşamlarında bir başka kişinin bakımına bağımlı olan bireylerde, algılanan sosyal destek daha düşük olmaktadır.7 Çalışmamızda ESH alanların yarıdan fazlası az veya çok sosyal hayattan kopma (izolasyon) hissi duyduklarını belirtmişlerdir. Eve tam veya yarı bağımlı kişilerde sosyal sorunlar başka çalışmalar tarafından da araştırılmıştır.8,9 Sosyal izolasyon duygusunun oldukça yüksek oranda görülmesinin yanı sıra üzüntü, içine kapanıklık, endişe, öfke, çaresizlik, sürekli ağlama, özgüven kaybı, ümitsizlik, aile ve iş yaşantısına ilişkin rol kaybı, kendine yetememe/bağımlı olma endişesi, depresyon ve ölüm korkusu gibi olumsuz duygular sıklıkla bildirilmektedir.9 Ankara’da yapılan başka bir çalışmada ise hastalarda belirlenen psikososyal sorunlar arasında sosyal izolasyonun yer aldığı ve oldukça yüksek oranda (%78,9) olduğu görülmektedir.8 ESH alan kişiler, mevcut yaşamlarına ait sosyal sorun olarak; hareket edemediklerini (yürüyememe), dışarıya çıkamadıklarını, hayatlarının sıkıntılı olduğunu ve kendilerini kısıtlanmış hissettiklerini belirtmektedirler.10-12 Literatür araştırmamız sırasında evde bakım alanlarda sosyal izolasyonun nedenlerine yönelik ayrıntılı bir çalışmaya rastlamadık. Gelecekte bu konunun daha ayrıntılı araştırılması gerektiği düşüncesindeyiz. Evde bakım ihtiyacı olanların gün içinde yaptıkları sosyal aktiviteler önemli oranda benzerlik göstermektedir. En sık televizyon (TV) izleme, radyo dinleme, ev halkıyla sohbet etme, uzanma gibi aktiviteler yapılmaktadır.13 Ancak mevcut sağlık durumu nedeniyle yapılamayan etkinliklere de özlem duyulmaktadır. Ankara’da yapılan başka bir araştırmada hastaların genel olarak mevcut durumlarına şükretmekle birlikte, bir kısmının da gençlikte/sağlıklıyken yaptıkları aktivitelere özlem duydukları belirtilmiştir. Aynı çalışmada, hastalara sosyal ve psikoljik destek sağlanması, hasta yükünün paylaşımının sosyal olarak (aile, akrabalar, v.b.) sağlanması vurgulanmıştır.12 Evde bakım hizmeti sürecinde gereksinim duyulan toplum kaynaklarının harekete geçirilmesi ile birlikte bireyin iyilik halini ve sosyal işlevini arttırmak için verilen sosyal destek çok önemlidir.14 Sosyal hayatın devamı için özlem duyulan etkinliklerin mümkün olduğunca devam etmesini sağlamak evde bakım hizmetlerinin bir parçası olarak planlanmalıdır.

 

Kaydet Yazdır MetraHit 27I Set Şartnamesi – Cihaz koruma kılıfına sahip olmalı, – Miliohmmetre seviyesinde 1A test akımında 300.00 mΩ’a kadar sonuç vermeli, – Miliohmmetre seviyesinde 200mA test akımında 30.00 Ω’a kadar sonuç vermeli, – 30 MΩ’a kadar direnç ölçmeli, – 3.000 GΩ’a kadar izolasyon direnci test sonucu vermeli, – İzolasyon test gerilimi olarak 50, 100, 250 ve 500V olacak şekilde ayarlanabilmeli, – 30,000 digit, arka aydınlatmalı LCD ekrana sahip olmalı, – 3 adet şarj edilebilir pil ve şarj cihazı ile birlikte verilmeli, – 3kHz’e kadar frekans ölçmeli, – 1200 ölçüm değerine kadar veri tutma hafızası olmalı, – Süreklilik ve diyod testi yapabilmeli, – DAkkS kalibrasyon sertifkası ile birlikte verilmeli, – KC4 kelvin prob seti ve ölçüm probu ile birlikte verilmeli, – Ölçüleri 84 mm x 195 mm x 35 mm olmalı, – Yaklaşık 420gr. ağırlığında olmalıdır.

 

4.3. “SİTE” dâhilinde üçüncü kişiler tarafından sağlanan hizmetlerden ve yayınlanan içeriklerden dolayı “Türkiye Klinikleri”nin, işbirliği içinde bulunduğu kurumların, “Türkiye Klinikleri” çalışanlarının ve yöneticilerinin, “Türkiye Klinikleri” yetkili satıcılarının sorumluluğu bulunmamaktadır. Herhangi bir üçüncü kişi tarafından sağlanan ve yayınlanan bilgilerin, içeriklerin, görsel ve işitsel imgelerin doğruluğu ve hukuka uygunluğunun taahhüdü bütünüyle bu eylemleri gerçekleştiren üçüncü kişilerin sorumluluğundadır. “Türkiye Klinikleri”, üçüncü kişiler tarafından sağlanan hizmetlerin ve içeriklerin güvenliğini, doğruluğunu ve hukuka uygunluğunu taahhüt ve garanti etmemektedir.

 

Yaşlılık döneminde kronik hastalıklarla birlikte işlev kayıplarının yaşanması sağlığı her yönüyle olumsuz etkilemektedir. Yaşlı nüfusta en sık görülen kronik hastalıklar; kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, inme, diabetes mellitus, kanser, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kasiskelet sistemi hastalıkları, demans ve depresyon gibi bilişsel ve ruhsal sağlık sorunlarıdır.3 Bununla birlikte fiziksel, psikolojik ve sosyal işlev kayıpları hızlanmakta ve günlük yaşamda bağımlılık düzeyi artmaktadır.4-6

 

e-ISSN: 2148-550X Baş Editör Prof. Dr. Arzu Uzuner The Journal of Turkish Family Physician (e-ISSN 2148-550X) yılda dört kez, üç ayda bir sadece on-line yayınlanan ulusal süreli yayın türünde hakemli bir dergidir. Dergide hem Türkçe hem İngilizce dilinde araştırma makalesi, olgu sunumu, derleme, editöre mektup, ulusal ve uluslararası bilimsel içerikli belgeler ve çeviriler gibi, genel tıbbı ve aile hekimliği ve birinci basamak sağlık hizmetlerini ilgilendiren içerikte tüm bilimsel, kanıta dayalı hazırlanmış yazılar yer alabilmektedir.

 

Risk faktörleri olan kandidürili bir hastada ateş, bulantı, kusma, yan ağrısı yakınmaları ve kostovertebral açı hassasiyeti gibi bulgularla piyelonefrit düşünülür. Genellikle lökositoz ve piyüri mevcuttur. Yaşlı ve düşkün hastalarda piyelonefrit bulguları olmayabilir. Bu hastalarda böbrek fonksiyonlarında bozulma ve genel durum bozukluğu ipucu olabilir. Kandida piyelonefritinde piyonefroz, fokal apse gelişimi ve fungal top komplikasyonları saptanır. Fungal top obstrüksiyona ve oligüriye yol açabilir. Böyle hastalarda intravenöz pyelografi (IVP), bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri ile toplayıcı kanallarda dolma defekti dikkati çeker. Kandida piyelonefriti, renal papil nekrozuna ve nadiren kandidemiye yol açabilir.

 

Perineal, vulvovestibüler bölgede kolonize olan veya vulvovaginit, balanit gibi bir genital infeksiyondan köken alan idrar kontaminasyonu kandidürinin sık görülen bir nedenidir. Kateterli hastalarda, örnek alımı sırasında da kontaminasyon gelişebilir. Az sayıda maya hücresi kolayca çoğalabileceğinden, koloni sayımı ile kontaminasyon ve kolonizasyon ayırt edilemez. Tekrarlanan temiz idrar örneğinde üreme olmaması ile kontaminasyon kararı verilebilir.

 

4.5. “USER”s accept and undertake that the information and context they provided to the “SITE” are accurate and legal. “Turkiye Klinikleri” is not liable and responsible for promising and guaranteeing the verification of the information and context transmitted to “Turkiye Klinikleri” by the “USER”s, or uploaded, changed and provided through the “SITE” by them and whether these information are safe, accurate and legal.

 

Kandidemi olasılığının düşüklüğü ve tedavi edilenlerde kandidüri eradikasyonunun kalıcı olmaması gibi nedenlerle asemptomatik kandidüride risk faktörlerinin düzeltilmesi yeterli olmakta, antifungal tedavi önerilmemektedir. Risk faktörleri devam eden (nötropeni, düşük doğum ağırlıklı bebek, renal transplantasyon hastaları ve ürolojik girişim), üriner sistem anomalisi ve obstrüksiyonu olan hastalarda antifungal tedavi verilmelidir.

Haberler

çatı izolasyonDam IzolasyonuİzolasyonİZOLASYON malzemesiYalıtımyapı malzemeleri

Yorumlar devre dışı bırakıldı.